Anasayfa | TORBALI GUNDEM | REFERANDUM!

REFERANDUM!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Halkımız günler öncesinden, aslında mahiyetini tam da anlamadığı bir anayasa değişikliklerine kilitlendi. EVET’ Mİ, HAYIR’ MI?

Evet’çiler, Hayır’cılar, halkımızın kaplaşmasını isteyenlerin arzuladığı biçimde Ülkemizin gündemi şekillendiriliyor.  Birileri oylamaya katılmıyor ve BOYKOT çağrısı yapıyor… Boykot’çular, geleceğin kendi istedikleri gibi olacağı hayaliyle bu süre zarfında yatırım yapmaya çalışıyor.

Bayrak istiyor, Özerklik istiyor, falan filan…

 

Bu noktadan yola çıkarak, aklı başında çoğu vatandaşın düşündüğü gibi dün bugün ve yarın birlikte değerlendirilip sorulara cevap aramak gerekir.

 

Biz acaba tarihte kurduğumuz devletleri ve imparatorlukları nasıl parçaladık ve yıktık. Nasıl Selçuklu Devletini 16 bey’e paylaştırdık.

 

Osmanlı; neden büyüdükçe ve geliştikçe kuruluş ruhundan ve felsefesinden uzaklaştı.

 

İnancımız açısından çok büyük değeri olan ve Osmanlı imparatorluğunun da inanç merkezi sayılan HİCAZ’A nasıl sahip olamadık. O mübarek saydığımız ve sevdiğimiz insanlar “Halifelerine” nasıl isyan etti, kimler isyan ettirdi.

 

Türkiye Cumhuriyeti devleti Kerkük ve Musul’u nasıl kaybetti.

 

Mekânları cennet olsun Atatürk’ün ve Türkeş’in uyarılarına rağmen Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetleri Türk dünyasına yıllarca neden duyarsız bırakıldılar.

 

Kıbrıs’ta yıllardır oynanan senaryoları yazanlar kimlerdir.

 

Güneydoğumuzda ve tüm ülkemizde asırlardır başaramadıkları kardeş kavgasını provoke edenler kimlerdir ve ne gibi önlemler alınmış veya alınacaktır.

 

Dün İngilizlerin başrolünü oynadığı emperyal senaryoları bugün kimler yazıp kimlere oynatmaktadır ve bundan sonra kimlere oynatacaktır.

 

Bunun gibi bir sürü sorunun cevabını bulamayan bir halk çoğunluğunun olduğu ülkemizde Referandum olmasının, Evet veya hayır sonucunun çıkmasının hiçbir değeri ve geleceği olmaz.  Evrensel değerler gerçek manada dünyada hâkim güç olmadığı sürece, ülkemizde yapılan bu EVET – HAYIR oyunları istikrarsızlığı, iç karışıklığı, ayrıştırmayı ve çatışmayı körükler.

 

1982 Anayasası ve kanan Paşanın Devlet başkanlığı %92 evet oyu ile kabul edilmedi mi?

Bu güne kadar birçok defalar değiştirilmedi mi?  30 yıldır,  Ülkemizdeki meşruiyet, sınırlarını bu anayasaya göre belirlemesine rağmen söverek halkın önüne getirilmesi Hakmıdır.

 

Boş şeylerle uğraşıp Milleti oyalamaktan başka yapılan bir şey yoktur.  Hâkim güçler istediği senaryoları yazmaya ve Ülkemiz içinde birilerine de oynatmaya devam etmektedirler.

Hâkim güçlere taşeronluk yapan zihniyetlerin Ülkemizde ki muktedir olma mücadelelerinin anlamını kavrayamadığımız ve halkımıza anlatamadığımız sürece Hayırcılar, Evetçiler ve boykotçular diye halkın ayrıştırılması kaçınılmazdır.

 

Basiretsiz, bağımlı siyasetçi ve devlet adamlarının alacakları kararlar ve yaptıkları uygulamalar ancak taşeronluk seviyesinden öteye gidemez ve her zaman hâkim güçlere ve sermayeye hizmetin aracı olurlar.

 

Bir asra yaklaşan Türkiye cumhuriyeti devletine yön veren Meclisler ve içinden çıkmış hükümetler ile Cumhuriyetin kurumları her türlü eleştiriye açık olmalı ve hatta bunların içinde ihanet içinde olabilecek Milletvekili, bakanı ve bürokratı olabileceği bile düşünülmelidir. Bunlar da sorgulanmalı ve gerekli cezalar verilmelidir.

 

Ancak; Türk milletine, tarihi husumetleri olan zihniyetlerin ülkemizdeki uzantılarının, Demokrasinin ve özgürlüğün olduğu tek İslam ülkesi olan, Türkiye Cumhuriyetimizi sorgulamalarına müsaade edilmemelidir. Anadolu halkının her kim olursa olsun Türkiye Cumhuriyetine ve cumhuriyet yönetimine minnet borçları vardır. Cumhuriyet olmasaydı onların Anadolu da özgürce yaşama hakları olması mümkün olamazdı.

 

Maalesef, bugün ülkemizde bu düşüncemizi destekleyen birçok yanlışlıklar peş peşe yapılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerine, yargı organlarına, Siyasi kurumlara, içindeki çürüklerin temizlenmesi sırasında acımasızca saldırılar yapılmaktadır. Öç alma mantığı ile hareket edilirken Milli değerlerimize bile dil uzatılmaktadır.

 

Hiçbir siyasetçi, Devlet adamı ve bürokraside görev almış Anadolu insanlarının hain olması düşünülemez, ama basiretsiz, beceriksiz ve aldatılmış olabilirler.  Sadece basiretsizler bile bin hainin vereceği zarardan daha fazla ülkelerine ve devletine zarar verebilirler. Bu gözden kaçırılmayacak önemli bir düşüncedir.

 

Maalesef, Atatürk’ten sonra şekillenen CHP anlayışının ve bu anlayışla şekillenen Devlet bürokrasisinin halkın ruhuna ve vicdanına ters düşen uygulamaları, sürekli olarak cumhuriyet karşıtlarının yolunu açmış ve cesaretlendirmiştir. Daha düne kadar İslami bir söylemin görüldüğü her yere İRTİCACI damgasını vuran zihniyetlerin, CHP’den destek almadığını kim söyleyebilir.  Son olarak Başörtüsü ile ilgili MHP ve AKP’NİN birlikte çıkardıkları yasayı Anayasa mahkemesine götürüp iptal ettiren CHP değilmidir. 

 

Keşke referandum, bu haliyle Milletin önüne getirilmeseydi, keşke milletimiz evet hayır gibi ikilem içine sokulmasaydı. Keşke Yüce dinimiz bu referanduma araç edilmeseydi. Keşke bir aya yakın bir zaman içinde mümkün olsa da vazgeçilebilse, Kendi değerleri ile barışık bir zihniyet altyapısı bulunmayan Milletin, Evetçilerinin veya Hayırcılarının ipi önde göğüslemesi insanlarımızı hatta aileleri bile ayrıştırmadan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Evet diyen hak! Hayır diyen batıl! 

Bu bir Suizan değilmidir? Büyük bir günah değilmidir? 

 

Boykotçular bu ülkeyi bölmeye, bin yıllık kardeşliğin içine nifak tohumu atarak kardeş kavgasını körüklemeye, Türk Bayrağını yakarak BÖLÜCÜ Provalar yaparken, Ülkenin siyasetçileri fındık, fıstık, işçi, Memur, Recep bey, Bay Kemal gibi söz dalaşı ile vakit geçirken, sizler bu çirkin siyasetin içine HAK ve BATIL’I oturtmaya çalışırsanız,

Kusura bakmayın, bunun adı öç alma değil de nedir ALLAH aşkına!

 

Ben her zaman söylüyor ve yazıyorum. Ülkemizin siyasetçileri, aydınları ve akademisyenleri sağduyulu olamadıkları ve üsluplarını düzeltip Ülkemizin bekasına ortak akıl üretemedikleri takdirde yapacakları uygulamaların ülkemize ve halkımıza hiçbir yararı olmayacaktır.

Sonuç, Evet de çıksa Hayır da çıksa, ortak akıl ürünü olmadığından, bir asırdır sağlanamayan istikrar yine de sağlanamayacaktır.  Bugünkü yapılanları yarınki gelenler mutlaka yıkmaya çalışacaktır. 12.08.2010

 

HOŞÇA KALINIZ

logo_komur_kemalkorkunc_236999135.jpg

 

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2