Anasayfa | TORBALI GUNDEM | SANATSEVERİN EFENDİSİ

SANATSEVERİN EFENDİSİ

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Şimdiye kadar yaptığı en baba ve en geleneksel etkinliği burnumuzun dibinde her yıl seksen tane yapılsa da, eşi benzeri olmayan deve güreşleri ve rahvan at yarışları olan

 

 

 

 

 

 

*sanatseverin danisakası bu sefer beni şaşırttı. Şaşırtmakla kalmayıp  hipodrom binasının içinde açtığı resim ve heykel sergisi,bahçesinde organize ettiği müzik dinletisi ile bu mekanların artık amacına uygun olarak kullanılabileceği müjdesini verdi.Çünkü bu mekanlar Osmanlıdan beri padişahın, onun sarayına yakın soyluların ve onlara yakın olmak isteyen-ne işe yarayacaksa?- dalkavukların kullanımında idi.Hatta Mahi Devran sultan ve Pargalının zevcesi Hatice Sultan genelde boş zamanlarını burada geçirirler ve 5 çaylarını-İngilizler sonradan bizden aldı- da burada içerlerdi. Bazen o kadar eğlenirlerdi ki kahkaha sesleri, mekanın yanındaki papazın çayırında ayak topu oynayan çocuklara kadar giderdi.Padişahın ve etrafındakilerin huzurunu bozmamak için  mekanların temizliği ve güvenliğinden sorumlu kişi Yeniçeribaşı Tatar Şerafettin,  yiyecek ve içeceklerden sorumlu olan kişi ise her zamanki gibi hasodacıbaşı  Sümbül Ağa idi.O zamanlar daha piyano keşfedilmediği için genelde sazlı sözlü dinletiler yapılır genelde Dede Efendi veHacı Arif Bey’den padişahın sevdiği eserler çalınırdı.Fakat o zamandan beri padişahın çok sevdiği bir eser vardı ve her seferinde onun çalınmasını buyururlardı.Bu eseri neden ısrarla istediğini de etrafında etten duvar kuran dalkavuklar bir anlam veremezdi ama dönemim ünlü şairi Yahya bunun nedenini çok iyi biliyordu.İşte o ünlü eserin sözleri;

 

               

Kimsey etmem şikayet,

Ağlarım ben halime

Titrerim mücrim gibi

Baktıkça istikbalime

Perde-i zulmet çekilmiş

Korkarım ikbalime

Titrerim mücrim gibi

Baktıkça istikbalime,

 

Rabb’im sizleri istikbaline baktıkça titremeyen, perde-i zulmetin çekilmediği, FESAT’sız kullarından eylesin.Allah’a emanet olun.

                                                                              21.yüzyüzyılın Şair Yahya’sı

 

 

Çıtayı Yükselt Sayın Başkan

Bu tür iddialı açıklamaları sizden duymaya alışkın değiliz ama madem bu sözleri sarf ettiniz ve madem kendinize bir başarı kriteri belirlediniz o zaman bana da söz söylemek  düşüyor. Öncelikle canınızı sıkacak biliyorum ama Torbalı’da 1.parti olacağız, olamazsam bırakırım mı diyorsunuz ? yoksa 1. Olamazsak kendimi başarısız adlederim mi diyorsunuz?  İkisi arasında çok fark çünkü. Bence öncelikle kendinize bir başarı kriteri belirleyin. Daha sonra yapacaklarınıza karar veririsiniz.Artık traktöre mi binersiniz ?  dolmuşa mı binersiniz ?  yada dolduruşa mı gelirsiniz, ona siz karar verin. Ama lütfen ben çiftçi çocuğuyum, gerektiğinde traktör altında yattım türünden acıtasyonlara girmeyin komik oluyorsunuz.Siz de biliyorsunuz ki traktör altında yattığınız o verimli topraklarınız  1.sınıf sanayi parselleri oldu ve artık normal para ile alınmıyor.

Bu arada illa ki başaracağım diyorsanız; almanız gereken başarı kriterini sizden en az 1 fazla seçim kaybetmiş bir partili olarak hatırlatmak isterim.Bu arada size ve kişiliğine karşı her daim saygılı olduğumu ve olacağımı bilmenizi isterim.Ben sadece  mensubu olduğum partimin ilçe başkanını hakkım olduğu şekilde eleştiriyorum;

2009 yerel seçimlerde alınan parti oyumuz %49 ve bunun 1 oy altına dahi düşerseniz başarısızsınız ve istifanız gerekir.Son referandumda Akp’nin aldığı evet oyu %42. Hadi benim gibi ‘evet’ veren sivrileri çıkarın-%2 bile değilizdir- kalan oyların Akp’nin olduğu gerçek.Yani %49’u asgari muhafaza etmeniz yetmez, Akp’yi de %40’ın altından tutmanız gerekiyor.Ayrıca bunları hantal bir yönetim ile yapmak zorundasınız.Yönetim kurulunu   en son ne zaman topladığınızı-tam kadro- artık kendiniz de unuttunuz.Tekkeyi bekleyen bayan kendini ana kraliçe zannediyor.Adam yokluğunda yönetime giren diplomalı çocuklarda bu yüzden ortalıkta prens edasıyla dolaşmakta.Zaten ilçe binasının 1 kat üstünde de camdan sarayında İngiltere kralı VIII.Edward oturuyor.Sarayın etrafında da bir sürü soytarı dolaşıyor.Yani işiniz zor sayın başkan. Keşke o traktörün altından hiç çıkmasam ve ekip biçtiğim topraklarım bu kadar değerlenmese dediğinizi duyar gibiyim. Bana göre çıkacak her sonuç tabiri caiz ise ‘katli vaciptir’ dedirtecek gibi. Yani ufukta bir istifa söz konusu. Siz de bu işten artık sıkıldınız. Zaten siyaset sizin fıtnatınıza da uygun değil.Bence istifa için bundan daha uygun bir fırsat bulamazsınız.Zaten istifa etmezseniz de fark etmez.Seçimden 6 ay sonra kongre var ve geçen ay gittiğim genel merkezde bizzat gözlerimle gördüm; 2002’den beri kesintisiz üyeliğim devam ediyormuş.Bilmem anlatabildim mi?  Saygılar sunarım sayın başkanım.Sevgi ve ışıkla kalın..

 

………..’lerin Efendisi

Haftanın ilçedeki en önemli olayı malum dava. Şimdi  yargıdaki konu için söz söylemek haddim değil. Zaten iki günde bir ifade vermekten daha önemli işlerim var. Çok şükür işlerim bu aralar oldukça yoğun.Kısmet olursa 27 Mayıs’ta yeni şirketimin açılışını yapacağız.Değerli dostlarımızın yaban ellerde bizleri yalnız bırakmayacağını umuyoruz.Sıra dışı bir açılış planladık.Allah’ın izniyle Mehteran eşliğinde dualarla ve tekbirlerle yapacağız açılışı.Bu arada Mehteranın ana yurduna dışarıdan mehter takımı getirmenin uygun olmayacağını düşünürek buradan-Turgutlu- bir mehteran ile anlaştık.Hem baktım adamlar bu işi oldukça  ciddi bir şekilde yapıyorlar.Yani eski piyanistten Çorbacıbaşı, pavyondaki zurnacıdan davulcu yapmamışlar.Ayrıca bıyıklarda naturel.Turgutlu’dasiyaset yapmayıp-şimdilik- işimi yaptığım ve kişilerin hatalarını yüzlerine vurmadığım için çok şükür işler oldukça yoğun.  Ben de bu yoğunlukta helal yoldan kazanabildiğim kadar kazanmak istiyorum.Çünkü ileride yüklü bir miktarda tazminat ödeme ihtimalim belirdi. Baksanıza hırsıza hırsız demek bile suçmuş. Ben özellikle dava süreci ve sonucunda alabileceğim ceza miktarını çok merak ediyorum. Bu yüzden süreç bitene kadar da o sihirli kelimeyi kullanmayacağım. Ama ceza rakamı belli olduğunda kendi bütçemi sarsmayacak şekilde bu kelimeyi kullanmak için can atıyorum.Hanımla anlaştık. Çoluk çocuğumuz rızkından kesemeyiz ama bazı lüks harcamaları erteleyip bu kelimeyi kullanmayı düşünüyoruz. Dediğim gibi ücreti ne ise ödeyeceğiz.Belki kurumu bakkal dükkanı gibi yöneten adam benim bakkaldan alacağım için bir mahsuplaşma bile önerebilir. Hesap lütfen

Burada ne işleri varmış ?

Bana göre haftanın sözü geçtiğimiz 09 Mayıs günü Çanakkale’den geldi. Çanakakale’nin Chp’li belediye başkanı Ülgür Gökhan İngiltere Savunma Ekipmanları Destek ve Teknoloji Bakanı-ismi uzun içi boş- Peter Luff’u makamında ağırladığı sırada muhabbetin sözü getirdiği bir noktada söylemiş.Bana göre söylemekle kalmamış adama-gerçi adam  olsa kalkar giderdi- resmen giydirmiş.Belki o mekanda, o sözü söyleme dangalaklığını yapan bakandan-bakan olmuş adam olmamış- bozma zibidi ilk anda düştüğü durumu fark edememiştir ama atalarının yıllar önce yaptığı tarihi yanlışların günü geldiğinde torunlarının yüzüne vurulacağı gerçeği ile yüzleşmiştir.Hem bu öyle bir acı gerçek ki, bulunduğunuz makama falan bakılmadan yüzünüze her zaman tokat gibi çarpılabiliyor.Malazgirt’te olduğu gibi,Çanakakle de olduğu gibi,Anafartalarda olduğu gibi, Afyon Kocatepe’de olduğu gibi, birilerinin keyfi geldiği zaman Kandil’de olduğu gibi…

 Zaman ve mekan hiç fark etmez; Vatanımın her karış toprağına göz dikmiş içeride ve dışarıdaki tüm bölücü,yıkıcı ve parçalayıcı güçlere her zaman ve  her yerde, Atamın dediği gibi her türlü Ahval Şerait halinde bile  aynı tokatı atmak için can atan benim gibi çok fazla  milliyetçi kardeşim var. Çünkü  Atamın öğütlediği o muhteşem sözü hiç  bir zaman unutmuyoruz;

SÖZ KONUSU VATAN İSE, GERİSİ TEFERRUATTIR.

 

Haftanın Sözü

(fesatların efendilerine kapak olsun)

Beni öldürmeyen acı, güçlendirir.

                                               Nietzsche

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (1 gönderilen):

Hasan Kuday YILMAZ 28/05/2011 23:51:25
avatar
Söz konusu yazı bence-eğer okunursa- iyi okunmalı. Çünkü son yazdığım gazete parçası bu yazıyı Şaibelerin efendisinden korktuğu için yayınlayamamıştır.Tabii bu yazıyı yayınlamak için adam da mangal gibi yürek, çelik gibi bilek olması gerekiyor...
Thumbs Up Thumbs Down
-3

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2