Anasayfa | TORBALI GUNDEM | ANLAYANA | Organize yalnızlık

Organize yalnızlık

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Herkesin sağ omuzları üzerinde ve baş altlarında bir parça toprak takviyesiyle tek yöne bakan tutarlı konumları

 

 

YALNIZLIK Allaha mahsus derler.

 

 

 

 

 

İnsana ait yalnızlıkların ise, şiiri olur, şarkısı olur, isyanı olur, tatlısı tuzlusu olur. Üzerine sarımsak doğrananıyla, becerebilene bazen haşlaması olur.

 

Yakıştırması olur…

 

Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlarla ortak kaderi paylaştığını söyleyeni olur. Yalnız kalınca sağlıklı düşüneni, yalnızlaştıkça kararsızlaşanı olur…

 

Kalabalıklar içerisinde yalnızlık çekenleri ‘nokta atışıyla’ yakaladığımız gibi, taşlatoprakla, ağaçlakuşla yarenlik edip, şamatası dalga dalga ta kulaklarımıza gelen barışık insanları görme şansımız da var.

 

Akılsır erdiremeyiz…

 

***

 

Mezarlık selvilerinin gölgelediği ve insanın burun kemiğini sızlatan nem kokusuyla sizi: “Merhaba” diyerek içeri davet eden o en ‘organize yalnızların’ mekânı…

 

Herkesin sağ omuzları üzerinde ve baş altlarında bir parça toprak takviyesiyle tek yöne bakan tutarlı konumları…

 

Herkesin giysisinin eşit, sosyal adaleti yüzyıllardır özenle koruyan o organize yalnızlığı görmeden ‘yaşayanı’ yorumlamak çok zor…

 

Ya da…

 

“Bak nasıl olsa sonunda ‘ölüm’ var” diyerek birilerinin yaşam mücadelelerini törpüleyip, birilerinin cebinden alıp, hiç ölmeyeceklerin ceplerine transfer etmeyi anlamak daha kolay…

 

‘İnsanı ölmeden öldürmek’ böyle bir şey olmalı…

 

***

Organizasyon…

 

Yalnızlaştıran…

Tutsaklaştıran organizasyon…

***

Herkesin ‘adalet’ peşinde koştuğu şu dünyada, biz ‘adaletsizlik’ denizine birer birer; önce toplumdan, sonra kendimizden uzaklaştırılarak, yalnızlaştırılarak, ayaklarımızda kilolarca ağırlıkla atılıyoruz.

 

Sokakta ki kapkaççıya eyvallah…

 

İnsanın sırtına giydiği ‘onur’ ceketini, arkadan usulca yaklaşıp, bir çırpıda kapıp kaçan organize ‘sosyal soyuculara’ eyvallah edemiyoruz.

 

İnsan beynini boşaltan, ağulayıp soyan ‘siyasal hırsıza’ eyvallah edemiyoruz…

 

Organizasyon tıkırtıkır işliyor. Herkes kendine ait ‘Nobel ödülüne aday’ rollerinin provalarını yapıyor. Herkesin dilinde: “Götürürsen büyük götür” özdeyişi.

 

Ahlaksızlık kurşunlarıyla vurulup, sağınızdasolunuzda yere yığılan canlar…

Ve sizin kendi yalnızlığınız…

 

Ortada sipsivri kaldığınızın resmidir…

***

Katilleri salıp, ‘düşünenleri’ içerde tutmak, bugüne kadar eşibenzeri görülmemiş ‘organizasyonlardan’ birisidir.

 

Başarırız evelallah…

İş bitirici milletiz…

 

Birkaç gün sızlanır, birkaç gün mırıldanır, tıpkı benzerleri gibi unutup gideriz. Yeter ki büyük şablon bozulmasın, Yeter ki büyük plan kazaya uğramasın.

 

Balık akıllı desem…

 

Olmaz…

Balıklar yaşamlarının en temel öğesinin ‘birlikte hareket etmek’ olduğunu çok iyi biliyorlar…

 

Koyun sürüsü desem…

Olmaz…

 

Onları hiçbir zaman yalnızlaştıramazsınız. Sadece öndeki ‘dangalak’ nasıl giderse, öndeki nasıl atlarsa ona uyarlar o kadar…

 

Biraz bize benziyor da…

 

Tam anlamıyla değil…

 

Başka bir tanım bulmalı…

 

Her geçen gün içinden çıkılamaz hale gelen ‘yeni toplum düzeninin’ anlaşılır, daha uygun bir benzetmesi olmalı…

 

İlle de bir hayvan ismi olacaksa:

 

Aklıma bir şeyler geliyor…

 

Ama dilim varmıyor…

Sosyal sitelere ekle: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 gönderilen):

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.2